CHP Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Ankara Emniyet Müdürlüğü’ndeki gözaltılara ilişkin açıklamalarda bulundu

ANKARA – CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Ankara Emniyet Müdürlüğü’ndeki gözaltılara ilişkin “Sürecin hükümet ve Erdoğan tarafından herkesin bütün milletin doğru bilgilendirildiği bir süreç olarak yürümesinde ciddi fayda görüyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘kukla’ açıklamasını anımsatan Adıgüzel, “Kukla kim? Kuklacı kim? Oyun yazarı kim” diye sordu.

CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Adıgüzel, şunları söyledi:

“Sayın Erdoğan grup toplantısında bu son günlerde Ankara Emniyeti’nde yaşanan gelişmelerle ilgili açıklamalar yaptı. Birçok iktidar medyasına göre darbeye kadar tanımlanan bazı gelişmelerin Erdoğan tarafından nasıl göründüğünü de öğrenmiş olduk. Sayın Erdoğan bunu bir bürokratik vesayet olarak tanımlandırdı. Üstü örtülü bir gönderme yaptı, kukladan, kuklacıdan ve oyunun yazarından bahsetti, onları uyardı. Şimdi ben de Sayın Erdoğan’a sormak istiyorum. Kukla kim? Kuklacı kim? Oyun yazarı kim? İzleyiciler olarak millet de bunu merak ediyor. Yani oynanan oyunun izleyicisi olan Türk milleti de bu bahsettiğiniz kuklayı, kuklacıyı ve oyunun yazarını merak ediyor ve bunu da bilmeye hakkı olduğunu düşünüyorum. Eğer bu Cumhur İttifakı içerisindeki siyasi grupların veya bürokrasi içerisindeki karşı karşıya olan grupların birbirini üstü kapalı subliminal mesajlar içeren göndermeleri bir kör dövüşü ise bu devlet aklı ile örtüşmemektedir. Bunun daha kamuoyunun ve milletin gözünün önünde ve vicdanının bilgisinin dahilinde yapılması lazımki bu mücadelenin ki biz de devlete ve hükümete bu haklı olduğunu konularda destek verebilelim.

Bu şöyle bir şeye benziyor, geçmişte Susurluk faciası yaşadık aslında çok farklı değil. Susurluk faciasında siyaset, ticaret ve mafya ilişkisi vardı 3 ayaklı. Burada da siyaset var, yine adalet var, bürokratik vesayet veren mafya var. 4 ayaklı bir oyundan bahsediyoruz. Bu oyun devlet için tehlikeli bir oyundur. Eğer hükümetin elinde bilgiler varsa olduğu gözüküyor daha önceki Susurluk bir kaza ile başlamıştı. Burası da siyasi cinayetle başlamış gözüküyor. Sinan Ateş cinayetiyle belki ilişkileri var. Dolayısıyla bu sürecin hükümet ve Erdoğan tarafından herkesin bütün milletin doğru bilgilendirildiği bir süreç olarak yürümesinde ciddi fayda görüyorum”

Fındık İhracatçıları Birliği’nin açıkladığı fındık rekoltesine değinen Adıgüzel, şöyle devam etti:

“Fındık İhracatçıları Birliği tahmini bu seneki fındık rekoltesini ile ilgili bir açıklama yaptı. Ancak bu gerçekle örtüşmemektedir. Hem yur tdışı hem yurt içi şişirilmiş bir rekolte vardır. Bunun ayrıntılarını ve nedenini açıklayacağım. Şimdi önce yur dışı, dünyadaki bazı üreticiler örneğin ABD, İtalya Çin gibi bazı üretici ülkelerin rekolteleri olağandan çok fazla gösterilmiş. Mesela İtalya 140 bin ton gösterilmiş. Geçen yıl 100 bin ton denmişti, 75 bin ton gerçekleşmişti. İtalya’nın rakamının 100 bin ton olma şansı yok. Mesela Çin için 75 bin ton gösterilmişti ama Çin’in 20-30 bin ton fındık üretimi oluyor onu da zaten ihraç etmiyor kendi iç tüketimine bile yetmiyor. İhracata katkısı sıfır.

ARZ FAZLASI ALGISINDAKİ AMAÇ FINDIK FİYATINI DÜŞÜRMEK”

Amaç arz fazlası algısı yaratarak fındık fiyatının düşük şekillenmesini sağlamaktır. Her yıl bu iş yapılıyor.  Geçen yıl Ferrero firması İtalyan kartel Türkiye’deki Rekabet Kurumu tarafından takipte, soruşturmada olduğu için çok fazla hamle yapamamıştı. Ama bu yıl takipten çıkarıldı, adeta olağan şüpheli durumundan serbest bırakıldığı için geçtiğimiz yıl yapılan benzer oyunları bu yıl yapacak gözüküyor. Bu rekolte açıklaması da bunun işareti”

KREDİ FAİZLERİNİN YÜKSEKLİĞİ ALICIYI ZOR DURUMA SOKMAKTADIR”

Bu yıl hem para darlığı, ekonominin durumu hem de kredi faizlerinin yüksek olması fındık alıcılarını, manavları  ve ihracatçıları zor duruma sokmakta, fındık alımı konusunda yaşanacak olan özellikle fındığın ilk hasadından sonraki dönemde yapılacak olan alım gücündeki zayıflama da fındık fiyatını zora sokabilir. Fındığın ilk hasat döneminde işçilere acil ödenmesi gereken bahçe sahiplerinin bir gideri oluyor. Bu gideri sağlamak adına fındığın yüzde 15-18’i pazara iniyor hemen o ihtiyacı karşılamak için. O pazara inen fındık doğru fiyattan şekillenmezse fındık fiyatında düşmeye neden oluyor. İşte bu para darlığında, bu kredi faizlerinin çok yüksek olduğu dönemde fındık alıcısının tam olarak topa girememesini nedeniyle olan boşluğu devletin TMO eliyle doldurması lazım. TMO’nun buna yönelik bir hazırlık yapması lazım. TMO fındık fiyatını da üretici fındığı dalında tutmadan açıklamalıdır”.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir